Maison Francaise 2004

092

İçinden Enerji Akan Tuvaller (2004)

Koşulsuz sevgisi ve desteğiyle, yokluğunda bile ilham kaynağım olan Anneme..

İçinden Enerji Akan Tuvaller’in temeli aslında 6 yıl önce başlayan dönüşüm yolculuğuna dayanıyor. Birşey yapmam gerektiğini duyumsadığım ama bunun ne olduğunu ayrımsayamamanın verdiği sancıyla debelendiğim 1998 Temmuz ayında Reiki’yle tanıştım. İşte aradığım buydu… Reiki, içimdeki gücü nasıl dönüştürebileceğimi, yaratıcı potansiyelimi nasıl yaşama aktarabileceğimi, herşeyin aslında bende saklı olduğunu algılamamı sağladı. Aralıksız uygulamaya devam ettikçe de aslında bildiğim şeyleri yavaş yavaş anımsamaya başladığımı gördüm. Hayattan maksimum keyif almamı sağlayan dönüşümle; zihinsel, duygusal ve ruhsal bütünlüğe doğru uzanmaya başladım, Reiki bir yaşam biçimi, bir yaşamsal nefes oldu benim için.

Farkındalığımı yakalama yolunda ilerlerken ihtiyacım olan herşey karşıma çıkmaya başladı. Feng Shui’yle tanıştığımda aslında evimi Feng Shui’ye gore dekore ettiğimi ayrımsadım.  Sadece mekanların değil bedenin de Feng Shui’si olduğunu okuduğumda Ayurveda ve detoks kavramlarıyla tanıştım. Reiki’yle enerjimi düzenlerken, T’ai Chi ve Tao Magic ile çakraların dönüşünü hızlandırabileceğimi, dingin, genç kalabileceğimi ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olabileceğimi gördüm. Aromaterapi, Relaksoloji, Refleksoloji vb birçok öğretiyi de Reiki ile birleştirip düzenli uygulayarak kendime bütünsel bir yaşam yarattım.

Nisan 2003’te annemi kaybettiğimde, her ne kadar ölümün de doğum kadar doğal birşey olduğunu ruhsal/düşünsel olarak kabul etsem de inanılmaz etkilendim. Doğumumda kesilmiş olan göbek bağımın aslında gerçek anlamda şimdi kesilmiş gibi tarifi mümkün olmayan bir acıydı duyumsadığım. O süreçte hem annemin ruhuna, hem de ortak karmalarımıza ve duygusal auralarımıza reiki gönderirken hayalimde kendimi bir tuval’in önünde oturur halde görüyordum. “Herşey yolunda, endişelenecek birşey” yok diye yorumluyor, reiki’ye devam ediyordum.  Görüntü zamanla rüyalarıma da girmeye başladı. Yine Reiki yaptığım bir aksam görüntü çok netleşti, elimde fırçayla tuval’in karşısındaydım… Buna inanmak gerçekten zordu benim için çünkü hayatım boyunca resme karşı hiç yeteneğim olmamıştı, eğitimim de yoktu.

Bunun bir anlamı olduğuna inanarak kalbimi reikiye açtım, rehberlerimden yardım istedim ve alışverişe gittim. Ne alacağım ya da  neyi nasıl kullanacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu, meditatif bir durumda onlarca boya ve kocaman bir tuvalle eve döndüm. Yine reiki yaparak ve ellerimden o enerjinin aktığını hissederek başladım, kocaman bir karma sembolü yapmıştım. Bir süre sonra bir ay ve bir kalple tamamladım resmi. Tuvalin karşısına oturduğumda bedenimde değişen enerji akışı meditasyon yapanların anlayabileceği bir vecd hali yaratıyordu, inanılmaz bir şeydi. Başlangıçta sadece gece mavisi olarak başladığım tuvallerin rengi ruh halime ve gereksinimlerime göre yeşil, fuşya, turkuaz olmaya başladı. Acıyı sevince dönüştürebilmeyi başarmıştımJ)

Resimleri yapmaya başlamadan önce kalbimi reikiye açıp,  “bu resme bakanların ihtiyacı olan ne ise o aksın fırcadan,  yaratıcı potansiyelini yaşamına aktaracak enerjiyi versin”  diye niyetlendim. Zamanla karma, kalp, ay ve yıldızların arasına yeni semboller de katılmaya başladı.

Sanırım resimlere bakanlar bu enerjiyi hissettikleri için onlara iyi geliyordu. Belki de aralıksız Reikiyle tuvallere bir şekilde enerji yüklüyordumJ  Onca övgü ve destekten sonra resimlerimi olabildiğince çok kişiyle paylaşma yolunda ilk adımı attım.  İsmini ise yine bir reiki seansında gördüm, “İçinden Enerji Akan Tuvaller”…

Bu paylaşımda katkısı olan herkese ve Reiki’ye yürekten teşekkürler.

Birgün siz de resim yapmak istiyorsanız ertelemeyin, bırakın içinizdeki enerji aksın, büyüsün, bu hazzın tadına doyamayacaksınız…

Sevgiyle,

Nilüfer,  2004