232

Reiki Tuvale Yansıdı…

 

Hürriyet Keyif, 2010

* Öncelikle kendinizden detaylı bir şekilde bahsedebilir misiniz? (Ne zaman nerede doğdunuz, üniversite eğitiminiz, aile yaşantınız…)

1 Nisan 1964’te Kayseri Pınarbaşında doğdum. Çerkez bri ailenin en küçük kızıyım. İlköğretimimi orada, orta ve lise öğretimini İstanbul’da tamamladım.  Lise sonrası katıldığım kurslar ve eğitimler sonucu milli eğitimden onaylı olarak meslek kursunda bir süre öğretmen olarak çalıştım.

* Profesyonel olarak hangi işle meşgulsünüz?

1989 yılında uluslar arası bir şirket olan Unilever’in bilgi işlem departmanında işe başladım. 1996 yılında İnsan Kaynakları departmanına transfer oldum ve halen burada çalışmaya devam ediyorum.

* Ailenizde ya da çevrenizde sanatla ilgili kişiler var mıydı? Onlardan nasıl etkilenirdiniz?

Çocukluğumdan beri ağabeyimin Kafkas danslarına olan ilgisini anımsıyorum. AkordiyonUzun yıllar aktif olarak Kafkas halk dansları ekibinde oldu. Hatta bir süre ben de bu ekibe katıldım, Bu nedenler akordeon

* Ne zaman ve ne amaçla reiki yapmaya başladınız?

Reiki ile tanışmam 1998 yılında oldu. 3-4 yıl öncesinde başlayan bir transformasyon sürecim vardı. Bir şey yapmam gerektiğini hissettiğim ama ne olduğunu bilemediğim bir içsel huzursuzluk ve arayış içerisindeydim. Okuduğum bazı kitaplardan çok etkilenmiş ve mutlaka enerjimi hayata aktaracağım bir yol bulmam gerektiğini düşünüyordum. Tesadüfen bir gece yarası daha önce hiç izlemediğim bir TV kanalında Reiki kitabının yazarı ve eğitmeninin konuşmasını izledim ve ihtiyacım olanın bu olduğunu anladım. Heyecandan uyuyamadığımı ve reiki uyulmaması alana kadar nasıl sabredecegimi düşündüğümü çok net hatırlıyorum:- ))

Kendi enerjimi olumlu anlamda dönüştürmek ve en çok da annemin astımı olduğu için ona yardım etmek istiyordum.

Hemen reiki 1 uyumlaması aldım. Mucize gibiydi, o kadar hoş şeyler olmaya başladı ki hayatımda anlatamam. Sadece benim değil yakınımdaki herkesin hayatına da bir sihirli değnek efekti oldu. Anneme inanılmaz faydası oldu. 3 hafta sonra hemen reiki 2 uyumlaması aldım, etkisi daha da artmaya başladı.

Başladığınızda nasıl bir ruh hali içindeydiniz?

*Genelde hayatı pozitif algılayan biri olmama rağmen o dönemde içsel olarak hep “bir şeylerin eksik olduğu, yolunda olmadığı” hissim vardı. Kendimi mutsuz hissediyordum ve enerjimi hayata aktaramadığım için seri halinde kazalar geçiriyordum. Biriken enerji bir şekilde kırılarak veya inciterek bedenden çıkıyordu. Hayalimde canlanan tüm olumsuzluklar gerçekleşiyordu. Ne düşünürsem başıma geliyordu ve o zaman anladım kendi enerjimle bu geri dönüşleri yarattığımı.

* Reiki sizde nasıl bir dönüşüm yarattı?

Reiki aslında benim özümde olan enerjiyi yüzeye çıkarmamı sağladı.  Tanrının bir parçası olduğumu ve hayatın anlamının aslında kendini gerçekleştirip bütüne ulaşmak olduğunu gösterdi. Kendini gerçekleştirme yolculuğu o kadar büyülü ve inanılmaz keyifli bir yolculuk ki, bu süreçte hayatınıza giren her şey, herkes aslında dönüşümünüz için size destek oluyor. Kendime reiki yapmaya başladığım andan itibaren her şeyin bende saklı olduğunu, başkalarını suçlamanın veya kızmanın sadece süreci uzattığını gördüm. Hayat bir tür film ve hepimiz kendi filmimizin başrol öyuncusuyuz, zaman zaman bize hayatı zorlaştıran durumlar ve kişiler de aslında karakter oyuncuları. Asıl dönüşümümüz bunlar aracılığıyla oluyor. Bunu anladığınız zaman her şeyin için akıp geçmek daha da kolaylaşıyor inanın.

* Sanat bu dönüşümün hangi aşamasında, nasıl boy gösterdi?

Zamanla reiki benim için bir nefes oldu. Özel olarak oturup seans yapmama bile gerek kalmadan her nefesi reiki ile almaya başladım ve yaşam biçimim oldu. Böylelikle çalıştığım işim de dahil olmak üzere bu enerji yaptığım her şeye yansımaya başladı. Fiziksel veya duygusal her hangi bir konuda resmin tamamını önceden görmeye, yaratıcılığımı çok rahat ifade etmeye ve dönüştürmeye başladım.

Bunu tuvale aktarmam ise yine bir transformasyonla oldu. Annemi kaybettikten sonra peş peşe yaşadığım duygusal olayları algılayışım ve dönüştürebilmem bu ruhsal farkındalıkla oldu. Semboller önce hayalimde canlanmaya başladı, sonra da rüyalarıma girdi, ta ki bu görüntüler kendimi tuvalin önünde otururken görmeye başlayana dek. Önce boş bir tuvalken sonra üzerinde semboller belirmeye başladı, üstelik bunlar kabarma şeklindeydi.

* Ne tür semboller görmeye başladınız? Bunlardan detaylı bir şekilde bahsedebilir misiniz?

Dönüşüm sembolleri olarak yorumluyorum onları, çoğunlukla spiral şeklinde karma sembolleri, ay, kalp, yıldız gibi bilinen semboller dışında astrolojik sembolleri de andıran ama tamamen farklı semboller. Ruh halime ve içinden geçtiğim duruma göre sürekli değişiyor. Öncelikle anlamlarını yazmaya başlamıştım ama izleyenler kendilerince yorum yaptıklarını görünce belirleyici olmamaya kadar verdim. Tüm resimlerimi reiki ile inisiye ediyorum ve nasıl beni iyileştirip enerjimi olumlu anlamda dönüştürüyorlarsa, bakan herkese de aynı etkiyi yapmalarını diliyorum. Bu konuda inanılmaz güçlü etkisi var. Özelikle birini düşünerek ve ona şifa vererek yaptığım resimlere aldığım olumlu tepkiler ve etkiler inanılmaz güzel ve zaman zaman şüpheyle sorgulasam da enerjinin gerekli olan yere ulaştığımı görüyorum.

Benim dönüşümüm sevgi yoluyla gerçekleşiyor bu nedenle hayatın anlamının sevgiyi koşulsuzca her şeye aktarmak gerektiğine inanıyorum. Tüm sembollerin özünde sevgi var, aşk var, kabullenme ve bütünlük var. Bazı sembolleri bir süre sonra yapmıyorum çünkü misyonunu tamamlamış oluyor ve yerini yeni sembollere bırakıyor. Düşünsel olarak istesem de bir resmin aynısını yapamıyorum.

* Peki bu sembolleri tuvale nasıl yansıttınız? Konuyla ilgili bir eğitiminiz var mıydı? Yoksa malzeme alıp doğaçlama, kafanıza göre mi yaptınız?

Önce hayalimde canlanan sonra da rüyalarıma giren sembolleri tuvalde görmeye başlayınca dönüşümüm için bunun bir araç olduğuna inandım. Fakat çocukluğumdan itibaren hep müziğe daha yatkındım, resim yapmaya karşı bir ilgim yoktu, bu nedenle ne kullanacağımı ve nasıl yapacağımı bilmiyordum. Bunun bir ruhsal rehberlik olduğuna inandığım için de araştırma yapmadan kendimi akışa bırakmak, bu rehberlikte yararlanmak istedim. Reiki ritüeliyle alışverişe çıktım ve o ruhsal farkındalıkla elim neye uzandıysa onları alıp öyle döndüm eve. Sanki bildiğim şeyleri anımsıyormuşum gibi bir ruh haliydi, ancak böyle açıklayabilirim: -))

Aynen rüyalarımda gördüğüm gibi düz zeminler üzerine boyutlu boyalarla semboller çizmeye başladım. Semboller sürekli çoğalmaya ve kendini yenilemeye başladı.

* Ortaya ilk nasıl işler çıktı? Bunları nasıl yorumladınız?

İlk resmim gece mavisi üzerine kocaman bir spiraldi. Gece mavisi zaten 6.cakranın sezgi gücünün rengi. O renge bakmak bile bu enerjiyi aktive ediyor. Kendimi kaybediyordum bakarken. Enerjim sembollerle forma dönüşmeye başlayınca inanılmaz bir yansıması oldu. Dönüşüm yolunda neye ihtiyacım varsa bana gelmesini dileyerek bıraktım kendimi akışa. Önce bunun iyileşme sürecince gecici bir destek olduğunu düşünüyordum ama zamanla anladım bunun hayat boyu sürecek bir dönüşüm yolculuğu olduğunu ve sadece kendi dönüşümüm değil, başkalarının da dönüşümüne katkısı olacağını.

* Şimdi kendinizi sanatsal açıdan nerede görüyorsunuz?

Şu anda hala yaptığım tarzın nasıl adlandırıldığını bilmiyorum. Bu benim enerjimin sembollerle forma dönüşmesi, tanrısal bir şey. Herkesin özünde bir yaratıcılık var ve bir şekilde forma dönüşüyor, dönüşmediği durumlarda insanlar kendilerini mutsuz, yorgun, tükenmiş ve depresif hissediyorlar. Bu nedenle sanatsal açıdan kendimi bir yerde görmekten öte, enerjimi hayata aktarmama bir aracı olduğu için bu ruhsal farkındalığımın artarak devam etmesini diliyorum. Bu dönüşüm sadece resimlerime değil, işime, aileme ve arkadaşlarıma da yansıyor çünkü.

* Peki ya geçmişe dönüp baktığınızda sanatınızı nasıl görüyorsunuz, ne farklar olmuş?

“bu semboller beni nereye götürecek” diye merakla başlayan durum bir süre sonra yaşam biçimi olduğu için, sadece boş zamanımda değil, özellikle zaman yaratarak resim yapmaya devam ettim. Her gün 2-3 saat, tüm haftasonları çalışıyordum ve ruh halimle paralel olark çok hızlı üretiyordum. Hem renklerde, hem de sembolleri yapış tarzımda daha da iyiye gittiğimi öncelikle arkadaşlarım söylemeye başladı. Resim yapa yapa ruhsal anlamda ruhsal rehberler tarafından eğitildiğime inanıyorum içten içe: -)))

* Hala, reikide gördüğünüz semboller üzerine mi gidiyorsunuz? Yoksa başka bir yol mu izliyorsunuz?

Reiki sembollerini nadiren kullanıyorum. Eğer birine özel bir resim yapıyorsam ve hangi konuda ruhsal desteğe ihtiyacı olduğunu biliyorsam bu konuda rehberlik istiyorum ve ona özel semboller geliyor. Formları aynı gibi görünse de yüzlerce resim yapmama rağmen birbirin aynı olan iki resmim yok. Bir mektup yazar gibi başlıyorum. Her resim bir hikaye, bir senaryo bana göre. Sonuçta, hayatı algılayış şeklim olarak her film mutlu sonla bitsin istiyorum ve bu nedenle koşulsuz severek yapıyorum resimleri, bunun yansıdığına inancım sonsuz.

* Yansımalar serginizden biraz bahsedebilir misiniz?

Her sergimin bir teması var ruhsal anlamda. Sergi tarihlerimi ve ismini reiki seansında görüyorum. Ne zaman, nerede, nasıl olacağı konusunda hiç şüphem yok, şimdiye kadar ki tüm sergilerimde hep bana yol gösterildi, çok mutluyum.

Yansımalar sergisi, yine kendimle ilgili ruhsal dönüşüm çalışmalarının bir yansıması. Şevkat ve kabullenme konusunda yaptığım meditasyonlar, nefes terapileri ve reikiler bu enerjiyi semazenlerle yansıtıyor.

* Neyin yansıması bu işler?

Ruhsal farkındalığınızı yakaladığınızda etrafınızda olup biten her şeye karşı daha duyarlı oluyorsunuz. Hem minicik şeylerle inanılmaz mutlu olup hem de her hangi bir olumsuzluğu herkesten önce hissedip etkilenebiliyorsunuz. Herkesin sevgiye ihtiyacı var ama sevmek sanki acı veren bir şeymiş gibi algılanıyor, insanlar birbirini yıpratıyor ve incitiyor. Son iki yıldır herkesi ve her şeyi şevkatle kabullenme çalışmaları yapıyorum. Yargılamadan, olduğu gibi, kabullenebilmek. Herkesin içinde müthiş bir sevme potansiyeli var ama acı cekmekten korktukları için yansıtamıyorlar ve incitiyorlar. Yukarıda da söz ettiğim gibi, şevkatle kabullenme konusunda ruhsal çalışmalar yapmaya başlayınca bu kez semazenler görmeye başladım. Sembolik anlamda da her yerde karşıma çıkıyorlardı, televizyonda, bir cafede, dergide, kitapta vs. Bir işaret olduğunu varsayarak Mevlana ve Şems’e dair yazılar okuyarak meditasyon yapmaya başladım. Hayallerimde sembolerden oluşmuş semazenler vardı. Bu benim gibi biri için başlı başına bir mesajdı, kendimi sembolerin akışına bıraktım. Sonsuzluk enerjini yansıttığına inandığım ağaçlarla aşk ve teslimiyetle dönen semazenler bu enerjetik çalışmaların bir yansıması.

 

 

facebooktwitterpinterestmail